![]() |
|---|
|
|
ÇOCUĞU
ANLAMAK
Yazar : Said GEZER Yayınevi : Çağlayan Baskı : İzmir / 1996 / 170 shf. 1. BÖLÜM ÇOCUK SAĞLIĞI BEBEĞİN TEMEL GIDASI Anne Sütü: Bebeğin büyüme özelliklerine ve ihtiyaçlarına en
uygun gıda anne sütüdür. Zaruri durumlar olmadıkça anne sütünden
vazgeçilmemelidir. Bu konu üzerinde peygamberimiz hadisi şeriflerinde bebek
anne sütünden mahrum edilmemeli, ondan daha hayırlı süt yoktur
buyurmuşlardır. Anne Sütünün Oluşumu: Doğumdan sonra anne beyninde bulunan
Hipofiz adlı salgı bezinden salgılanan prolakdin adlı maddenin uyarısıyla
annenin memelerinde süt yapımı başlar. Bebeğin memeyi emmesi sırasında
beyindeki merkezden oksitosin denilen hormonun salgılanmasıyla süt kanalları
kasların kasılmasıyla kasılmasını sağlayarak sütün dışarı akmasını sağlar.
Memeden geçen her 300 mililitre kandan 1 mililitre süt oluştuğu
hesaplanmıştır. Anne Sütünün İçinde Neler bulunur: Anne sütünün içinde
bebeğin ihtiyaçlarına cevap verebilecek oranda şeker, protein, yağ, madensel
tuzlar ve vitamin bulunur. Anne sütünün faydaları sayısızdır. En belli
başlıları ise kolay sindirilmesi, ishal, kabızlık, gaz sancısı gibi
rahatsızlıklar daha az olur. Bebek hastalıklarından çocuk felci, solunum ve
bağırsak hastalıkları daha az görülür. Anne sütünde demir, kalsiyum ve D
vitamini bulunduğundan bebekte kansızlık ve kalsiyum eksikliğiyle ilgili
kemik zayıflığı görülmez. Beynin gelişmesine lüzumlu olan yağ asidi anne
sütünde daha fazla bulunur. Bebeğin anne sütüyle beslenmesi anne ile çocuk
arasında psikolojik bir yakınlıkla manevi yönde de gıdasını alır. ÇOCUĞUN SÜTTEN KESİLMESİ Çocuğun sütten kesilmesi dinimizde Kur'an-ı Kerim'de Ahkaf
ve Lokman surelerinde 30 ay ile iki yıl arasında belirlenmiştir. bakara
suresinde iki yıl olarak hükme bağlanır. Anne ve babanın anlaşarak daha önce
de sütten kesmeleri halinde sorumlulukları yoktur. Vaktinden önce bebeğin
sütten kesilmesi çocukta uykusuzluk, heyecan, kızgınlık, iştahsızlık ve kusma
gibi durumlar meydana getirebilir, çocuğa alıştırarak kademeli olarak sütten
kesmelidir. Yolculuk, iş çıkarma, koruyucu aşı zamanlarında sütten
kesmemelidir. Sütten kesilen çocuğun bir yıl içinde demir eksikliği
olacağından ara sıra yağsız et, yeşil sebzeler verilmeli sağlık
yiyeceklerden, pirinç; patates, meyve verilmeli, ayrıca bir yiyecek günlüğü
tutmanın faydası vardır. ÇOCUĞUN SAĞLIĞI İÇİN YETERLİ UYKU ŞART Yeni doğan bebekler günün büyük bir kısmını uykuda geçirir.
İlk iki ay süresince 16-18 saat uyurlar. Bazan uykusu geldiği halde
huzursuzlaşır. Yemekten önce ağlarlar. Bunlar normal sayılmalıdır, fakat bir
rahatsızlığı olup olmadığı araştırılmalıdır. Bezinin kirli olması, bir
yerinin ağrıması, üşümek veya terlemek gibi rahatsızlığı varsa ortadan
kaldırılmasıyla rahat ve normal olarak uyur. İlk aylarda gaz sıkıntıları
olacağından kucağa alıp gaz sıkıntısından kurtarmalıdır. İyi bir uyku
alışkanlığı kazandırmak için, belli saatlerde odasının havalandırılarak kendi
kendine uyumaya alıştırılmalıdır. Çocuğun uykusunun sünnete göre tanziminde ise, çocuklar
sabah namazında uyandırılmalı kerahat vakti çıkıncaya kadar uyku uyumalarına
müsaade edilmemeli, yatsı namazına kadar yatırılmamalıdır. Çocuğunuz uykuya
dalmakta zorluk çekiyorsa bunun sebepleri araştırılmalıdır. Çoğu zaman
organik bir hastalığın belirtisi olabilir. Yeni doğan bebekler zamanının
beşte dördünü uykuda geçirir. Uykusuzluğun başlıca sebepleri ateş, karın
ağrısı, kulak ağrısı, açlık ve öksürük olabilir. Çoğu zaman azarlanan ve
dövülen ailedeki kavgalara şahit olan çocuklar kolaylıkla uyuyamaz,
uykusuzluk çocukta sert mizaç geliştirir. Uykusuzluğa karşı ebeveynlerin alabileceği tedbirler ise
yatmadan önce çocuğa korkulu masallar anlatmamalı, uyku kaçıracak oyunlar
oynamaması sağlanmalı, aile içi kavgalar çocuk önünde yapılmalıdır. Yatmadan
önce bir bardak süt uyumasını sağlayabilecektir. ÇOCUKTA İŞTAHSIZLIK PROBLEMİ Çocuklarda iştahsızlık sebebi olarak ateşli hastalıklar
sarılık, nezle, grip, sinir hastalıkları, düzensiz yemek, çocukta iştahsızlık
yapabilir. Bu durumda sevdiği ve yenmesi kolay yemeklerle beslemeli, fazla
ısrarcı olunmamalıdır. Üzüntü ve kaygıda çocuklarda iştahsızlık yapabilir.
İştahsızlık karşısında alınabilecek tedbirler ise bir hastalığa bağlı
iştahsızlık götürülen bir hekimin tavsiyelerine uymakla mümkündür. Sofrada
çocuğa baskı ve abur-cubur yemesini önlemekle, sofrada samimi bir hava
estirmekle kötü haber konuşmamakla, kardeşler arasında ayırım yapmamakla ve
damak zevkini yemekler çocuğun yemesini sağlayabilecek tedbirler olarak
düşünebiliriz. ÇOCUKLARDA BÜYÜME GELİŞME Çocuğun ilk yılları büyüme ve gelişmesinin en hızlı olduğu
dönemlerdir. Çocuğun bakımı çocuğun sağlıklı gelişmesini sağlamaktır. Yeni
doğan çocuk doğumdan 4-6 hafta sonra süt çocuğu özelliğini alır. Yenidoğan
çocuk ortalama 50 cm boyundadır, bundan bir kaç cm eksik veya fazla olabilir.
İki yaşını bitiren çocuk oyun çocukluğu dönemine girmiştir. 6 yaşını bitiren
çocuk ise okulu çocuğu çağındadır. Çocuk doğduğunda 270 kemiği vardı. Normal
çocuklarda kemik olgunlaşması belirli yaşlarda belirli aşamalara ulaşır, buna
kemik yaşı denir. Ergenlik çağında kemik sayısı 350'ye ulaşır tam gelişmiş
vücutta bazı kemiklerin birleşmesiyle 206 kemik bulunur. Kas gelişimi: Bebeğin kas ağırlığı tüm vücudun %23 kadarken
15 yaşına doğru %33'e, 20 yaşına doğru bu oran %45'i bulur. Kaslar sinir
sistemi ile aynı paralellikle gelişir. Diş gelişimi ise çocuğun çıkan ilk
dişlerine süt dişleri denir. Bunlar 20 tanedir. İlk çıkan dişler alt orta
kesicilerdir. Çocuk 7 yaşına geldiğinde süt dişleri düşer, kalıcı dişler
çıkar, çocuk 12 yaşına geldiğinde 28 tane kalıcı dişi vardır. İlk Aylarda: Çocuk ilk ayda ışık kaynağına bakar, zil sesine
tepki göstermek, Avucuna konan parmağı tutmak gibi özellikler gösterir. 2.
ayda dolaşan birini takip eder kendi kendine sesler çıkarabilir. İlk aydan 24.
aya kadar çocuk aşamalar halinde ismini öğrenmekle beraber sandalyeye
tutunmak, oyun yapmak, emeklemekten tutun yürümeğe kadar gelişim sürecini
tamamlamağa çalışır. İKİNCİ BÖLÜM DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI Kardeşler Arasında Geçimsizlikler: Ailenin çocuklar arasında
ayırım yapması çocukları geçimsizliğe ittiği görülmektedir. Kardeşler
birbirinden farklı karaktere sahip olabildiği gibi ailenin birini diğerinden
üstün tutması ona farklı davranması diğerinde karakter bozukluğuna sebebiyet
vermektedir. Aralarındaki bir anlaşmazlığa kendi aralarında çözümlemeleri
sağlanmalıdır. ÇOCUK VE KORKU: Aile açısından kolay bir yol olduğu için kullanılan korku
çocuğun geleceğini etkilemektedir. Korkunun bazı belirtileri ise kalp ve
nabız atışlarına artış, mide kasılması, nefes alıp verme düzensizleşir, kan
deri yüzünden çekilir, yüz sararır. Çocuklar neden korkar?: Okul çağındaki çocuklar sınavdan
korktuğu gibi, ana babanın hasta olmasından, vahşi hayvan, yangın, karanlık
gibi sebepleri de sayabiliriz. Korkuyu yenebilmek için en iyi çare onu
doğrudan ele almaktır. Hayvandan korkan çocuğu hayvanı sevdirmek gibi yollara
başvurmaktır. ÇOCUK VE YALAN: Çocuk doğuştan yalancı olmaz, yanında sık sık yalan
söylenmesi ve baskı altında yalan söylemeğe sebebiyet vermemek, en iyisidir.
İslamiyet yalanı tasvip etmemiştir. Çocuğun yalan söylemesinin önlenebilmesi
çocuklara İslami bir terbiye vermekle mümkündür. Onların yanında büyüklerin
yalanlarını söylememeli ve yalan söyleyene mükafat kabilinden davranışlardan
kaçınılmalıdır. SOLAKLIK ÖNLENEBİLİR Mİ: Solaklığın sonradan edinilen bir alışkanlık olduğunu Dr. A
Blau Ana el kitabında bazı deliller ileri sürmüştür. 1860 yılında Broca
solaklığın beyin ile ilişkisi olduğunu beyan etmiştir. İnsan beyninin iki
yarım küreden ibaret olduğu, sağ taraftaki organları sol küreden idare
edildiği söylenmektedir. Sağ elle kullanma zorlanan çocukların geçici bir
süre kekemelik gösterdiği görülmektedir. Kazalarda sol eli kullananların daha
fazla kaza yaptığı belirtilmektedir. Solak çocuklara yardımcı olabilmek için
sağ ellerini kullanmaları teşvik edilmelidir. Sünnette de tavsiye edilen sağ
eldir. Hadisi şerifte bu konuya dikkat çekilerek peygamberimiz sağ elinizle
yiyin ve içiniz demiştir. ÇOCUKLARDA ÖFKE NÖBETLERİ: Çocukların öfke nöbetleri, ailelere bazı mesajlar
vermektedir. Öfke nöbetlerini işaret olarak kullanan çocuklar ailenin
kendilerini yatıştıracağını bildikleri için öfkelenirler. Çocuğun aç ve susuz
yorgun olması fizyolojik ihtiyaçları karşılanmayan çocuklar bu durumu
giderinceye kadar öfkelenirler, çocuklara sık sık cezalar ve gururunu rencide
edici davranışlar çocuğun öfkelenmesine sebebiyet verir. Öfke nöbetlerini
önlemek için sıkıntı veren rahatsızlıklardan korunmak haksız yere ceza
verilmemeli, arkadaşları arasında ayırım yapılmamalı, öfkenin zayıflık
belirtisi olduğu kadar kuvvet belirtisi olduğunu da söylemek durumundayız.
Öfkeli çocuklar oyuna ve teskin edici durumlara yönlendirip kendine güven
sağlanması sağlanmalıdır. ÇOCUKTA TUVALET TERBİYESİ Çocuğa tuvalet terbiye verebilmek için en uygun zaman bir
veya bir buçuk yaş arasıdır. Bu dönem çocuğun yürümeye başladığı zamandır.
Çocuk bir yaşın altındayken tuvalet ihtiyacını farkedemez. Çocuk tuvalet
ihtiyacını hissettiği zaman bazen düşünceli, bazen de abdest mahallini
tutarak belirtir. bu zamanda çocuğa baskı yapmak sinirli olmasına yol açar.
Tuvalet eğitiminde önemli faktörlerden birisi de mesafe kontrolünün farklı
dönemlerde edinilmesidir. Bu konuda ebeveyne tavsiyeler ise çocuğa hem
yemekten sonra ve yatmadan önce yataktan kalktıktan sonra çocuğa oturağa
oturtulmalı ve oturak rahat olmalıdır. Bu hususta baskı uygulanmamalıdır.
Kesinlikle azarlanmamalıdır, bu denemeler sonuç vermezse vaktin erken olduğu
düşünülmelidir. BEBEKLER NİÇİN AĞLAR?: Bebeğin ağlaması onun bir rahatsızlığını belli eder.
Bebekler 3-4 haftalık oluncaya kadar gözünden yaş gelmez ve sadece bağırır.
Ağlamasının veya bağırmasının sebepleri ise aç olması, altının ıslak olması,
karnının ağrıması, hazımsızlık, yorgunluk, bir yerine iğne veya bir şeyin
batması, karanlık, hareketlerini kısıtlayacak şekilde fazla giyinik olması,
diş çıkarma döneminde bulunması gibi sebeplerden başka sevilmek arzusu
bebeğin ağlama sebepleridir. Bu durumda ağlama sebepleri araştırılıp, kucağa
alınıp gerekli ilgi gösterilmelidir. BEBEKLER İÇİN KORUYUCU TESTLER: Yeni doğmuş bebekler muhtemel bir hastalığa karşı doğumdan
sonra yapılan muayenelerdir. Doğumdan sonra 5-10 gün sonra muayene
yapılmalıdır. Doğuştan olma kalça çıkığı ve fenilketonri denilen zeka
geriliği için Guthrie Deneyi yapılmalıdır. Çocuğa yapılabilecek testlerden
birisi de idrar muayenesidir. Kanda aşırı derecede birikmiş bulunan oksijenin
körlüğe sebebiyet verecek fibroplozi adı verilen durumunun önlenmesi gibi bir
çok sıhhi testlerin uygulanması gereklidir. ÇOCUKLAR İÇİN KORUYUCU AŞILAR: Çocuk sağlığı için gerekli bir aşı takvimi uygulanmalıdır.
Buna göre tüberküloz, boğmaca, difteri, tetanoz, çocuk felci, çiçek, kızamık,
kızamıkcık, kabakulak ve tifo aşısını yaptırmalı ve çocuğun sağlığı için
bütün tedbirler zamanında olmalıdır. Hoşa gitmeyecek durumların meydana
gelmemesi için üzerinde önemle durulmalıdır. AŞIRI HAREKETLİ ÇOCUKLAR: Çocuğun aşırı hareketli olması, çocuğun yerinde duramaması
bir sorunu var demektir. Tıp dilinde bu çocuklara Hiperkinetik çocuk
denilmektedir. Bu çocuklarda zeka üstün orta ve geri olabilir. Aşırı
hareketlilik okulda ve evde bazı baskılara maruz kalması sebebiyle çocuğun
hareketlilikle dışa vurmasıdır. Aşırı hareketliliğin belirtileri saklanmak,
kaçmak, asi olmak, kavga etmek, uyumsuz davranışlarda bulunmak gibi
durumlardır. Bu durumlar çevresini de rahatsız ederler. Zeki olmalarına
rağmen bazıları toplum dışına itilmektedir. Araştırmalar neticesinde
beyindeki bazı maddenin oranlarının değişik olması hareketliliği meydana
getirmektedir. Bunun tedavisi için, Hekim pedagog psikolog sosyal hizmet
uzmanları ile aile ve öğretmenlerin de bu tedaviye katılmaları önemlidir.
İlaçla tedavi ise bir uzman tarafından yapılmalıdır. SIKILGANLIK ÇOCUĞUN BAŞARISINI ETKİLER: Sıkılgan çocuklar çekingen davranırlar. Cümle kurmakta
zorlanır ve fazla duygusaldır. Bildikleri bir şeyi söylemeğe cesaret
edemezler. Çocuğun sıkılgan olma sebepleri ise kendi başına iş yapmasına izin
verilmeyişi, ölüm, boşanma gibi sebeplerle sevgine mahrum olması, sakatlık
gibi bir şekil bozukluğu sıkılgan olma sebepleri, bunu önlemek için öncelikle
çocuğunu kendine güven duymasını sağlamak, okumaya teşvik, kabiliyetine göre
sorumluluk verilmesiyle önleme yoluna gidilebilir. ÇOCUKTAKİ SALDIRGAN DAVRANIŞLAR ÖNLENEBİLİR Mİ?: Çocuğun saldırgan olup olmadığı davranışlarına bakılarak
karar verilir. ruhi sorun ve çevresiyle uyum sağlayamayan çocuklar
saldırgandır. Sebepleri ise; çocuğun üzerine fazla düşme, aile fertlerine
saygısızlık, annenin rolünü az bulmaktır. Ana okuluna, eşya kırma ilkokulda
arkadaşlarına saldırma, serbest yetişmiş çocukla saldırgan olma
sebeplerindendir. Saldırgan davranışları önlemek için saldırganlığın hoş
olmadığı anlatılmalı, her fırsatta eğitilmelidir. Her isteği yerine
getirilmemelidir. Her isteği yerine getirilirse onu bir vasıta olarak
kullanabilir: BİR TÜR KONUŞMA BOZUKLUĞU: KEKEMELİK Konuşma akışında telaffuz duraklaması şeklinde ortaya çıkan
bozukluğu kekemelik diye tanımlayabiliriz. kekemelik büyük oranda ruhi
sebeplere dayanmaktadır. Aşırı heyecanla ilgisi büyük önemli sebeplerden
birisi de ailenin çocukla iletişimidir fazla baskı çocuğun konuşmasına izin
vermeme gibi sebeplerdir. Bu çocuğun kendine güvensizliğine, arkadaş
ilişkilerinin bozulmasa okuldaki başarısızlığına sebep olabilir. Bunun
fiziksel bir özellikten mi, ruhi bir rahatsızlıktan mı kaynaklandığı
belirlenmeli ve gereken yapılmalıdır. TİKLERİN YOK EDİLMESİ MÜMKÜN MÜ?: Tik bir kas kümesinin katıldığı tepki ya da hareketi hiçbir
amacı olmadan içten gelen zorlamalarla istek dışında yapılan harekettir.
Kanner'e göre belirgin özellikleri ise Huzursuz, Hassas, alıngan, bencil,
yılgınlık ve kolayca yorgunluk gösterir. Başlıca sebepleri sıkı disiplin
uygulanan hareketini izin verilmeyen çocuklarda hem gözünü oynatışına
gerilimden kurtulma isteğini belirtir. Nasıl yok edebiliriz? Bunun için
huzurlu bir ortam sağlamalı hareketlerinden dolayı baskı yapmamalı
sorunlarına inilmeli ve gerekli endişeleri azaltılmalı, ilaç tedavisi ile
hekim reçetesiyle uygulanmalıdır. ÇOCUK TIRNAKLARINI MI KEMİRİYOR Tırnak yeme daha çok sinirli ve endişeli çocuklarda görülen
ailenin baskısı ve sert öğretmenin etkisine kalan çocuklara görülür.
Önlenebilmesi için bu tırnak yemeye iten sebepler ortaya çıkarılmalıdır. Buna
göre çare ve tedavi uygulanmalıdır. Tırnak yemenin kötü bir alışkanlık olduğu
anlatılıp kendine inandırılmalıdır. ÇOCUKTA PARMAK EMME: Çocuğun emme isteğinin çeşitli sebeplerle vaktin öne sona
erdirilmesi çocuğun psikolojik ihtiyacı parmak emmekle giderdiği bir
durumdur. Emzirilen bebeklerde parmak emme isteği yeterince doyurulmayan bir
çocukla başlangıçta görülen emme alışkanlığı zamanla başka hareketlerde eşlik
edebilir. Saçını çekebilir. Lorenze göre parmak emme davranışı stres
durumunda ortaya çıkan bir yer değiştirme hareketidir. Çocuğu parmak emmekten vazgeçirebilmek için en iyi tedavi
yolu, çocuğun ilgisini başka yere çekmek ve kendisine telkinlerde bulunmak ve
onun anlayabileceği bir şekilde anlatmak olacaktır. ÇOCUĞUNUZ OKULA GİTMEKTEN KORKUYOR MU: Çocuğun okul korkusu bir endişe sebebiyle okula gitmeyi
reddetmesi, bu konuda isteksiz görünmelidir. Kimi çocuk okula gitmemek için
evde oyalan bazen de bir hastalık uydurur. Biz buna okul korkusu diyoruz.
Okul korkusunun sebepleri ise, evden uzakta olma, anne şefkatinden uzakta
bulunma, öğretmen öğrenci ilişkisi başarılı olamıyorsa bu da okul korkusunun
sebeplerindendir. Çocuğun okuldan korktuğunun başlıca belirtileri okul
korkusu olan çocukların mide bulandırıcı, karın veya baş ağrısı şeklindedir.
Elinden tutulup okula götürüldüğünde ağlayarak gider. Evde kalan çocuk bir
süre sonra yatışır. Okul korkusu karşısında alınacak tedbirler ise aile
çocuğa soğuk-kanlılıkla yaklaşmalıdır. Dişi ağrıyan kimsenin dişçiye
gitmekten korkması ne kadar yararlı olursa çocuğun evde kalması da aynı
şekilde olur. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ÇOCUK EĞİTİMİ VE KARŞILAŞILAN PROBLEMLER Hepimizin Ortak İhtiyacı; Sevgi: Çocuklardaki sevgi
ihtiyacını hiçbir dönemde ihmal edilmemeli ve esirgenmemelidir. Çocuğun en
önemli psikolojik ihtiyacı içten sevilmektir. Sevginin eksikliği kadar
aşırısı da tehlikelidir. Sevgiyi açığa vurmamanın bir çok yolları vardır.
Sıcak bir bakış, bir gülüş gibi kolaylıkla sevgi belirtilebilir. Dinimizde
bile sevginin ayrı bir önemi vardır. Bir hadisi şerifte “Biriniz mü'min
kardeşini sevdiği zaman sevgisini ona bildirsin” denilmektedir. SEVGİDEN SONRA ÇOCUĞUN EN ÖNEMLİ İHTİYACI OYUNDUR Oyun çocuğun duygularını, özlemlerini, kokularını, kısacası
iç dünyasını yansıttığı bir tiyatro sahnesidir. Oyunun çocuğun sağlıklı bir
şekilde gelişmesi ve yetmesinde önemli bir etkendir. Oyun yoluyla çocuk
duygularını ve ihtiyaçlarını ifade imkanı bulur. Oyunun sünnette de yeri
olduğunu ilgili rivayetler incelendiğinde görülmektedir. Bunlar gayeli ve hoş vakit geçirici oyunlar olarak
sınıflandırılmaktadır. KADININ ÇALIŞMASI, ÇOCUK ve BAZI MESELELERİ Kadın şerefli bir mahluktur. İslam dini kadının toplumda
önemli bir yeri olduğunu belirtir. Bir hadisi şerifte peygamberimiz “Hangi
bir ana evinde oturur ve çocuklarının terbiyesi ile uğraşırsa o ana cennette
benimle beraberdir.” denilmektedir. yapılan araştırmalar ülkemizde çalışan
kadınların büyük çoğunluğunun ekonomik sıkıntı ile çalışma mecburiyetinde
olduğunu belirtmektedir. Maalesef çalışan kadınlara büyük tuzaklar
kurulmaktadır. Bunlardan birisi de modadır. Moda altında evvela kadının
yuvasını yıkmak, aile yuvasından ayırmak, kadının maddi güzelliğini ortaya
koyarak onu orta malı haline getirerek aileyi yıkmaktır. Güzellik yarışmaları
adıyla çağdaş cariye pazarlarının büyük coşkuyla televizyonlarda
gösterilmesiyle kölelik anlayışını egemen kıldırdığını ortaya koymaktadır.
Kadın erkeğe göre daha zayıftır. İş görme kapasitesi erkeğinkinden %30 daha
azdır. Çalışan kadın evine, erkeğine, çocuğuna zaman ayıramamaktadır, bu
yüzden ailede sosyal statü bozulmaktadır. İşten dönen kadın yorgun hayliyle
ev işlerini aksatmakta ve evinde hasta olan çocuğuna zaman ayıramamakta,
işine de gerekli dikkati verememektir, bu yüzden çocuk istememektedir.
Çalışan kadınların çocuklar evdeki kadınların çocuklarından daha çok
hastalanmaktadır. Yapılan pek çok araştırma çalışan anne çocuğunun ne kadar
erken yaşlarda yabancı eline verirse ruh sağlığının tehlikeye girme
ihtimalini yükseltmektedir. Anne ilk yıllarda çocuğu ile kuramadığı iletişimi son
yıllarda telafi edemez bir çok sorunların çıkmasına sebebiyet verir. Peygamberimizin çocuklara İslami terbiye verebilecek olanlar
önce annelerdir demiştir. Çocuklara rasgele isim verilmemeli, çocuğa anlamı güzel olan
güzel şeyler hatırlatan isimler verilmelidir. Aile içi kavgalar çocuğun ruh
dünyasını etkiler, bu yüzden kavgaların çocuk önünde olmamasına dikkat
edilmelidir. Eşler arasında arzu edilen sağlıklı ilişki ancak İslami eğitim
ile sağlanabilir. Araştırmalar televizyonun çocuklar salgıdan hale
getirdiğini göstermekte ve zamanını çalmaktadır. Türk toplum yapısına uygun
programlar olmamaktadır. Aileye düşen çocuklara örnek olmaktır. Belli
saatlerde televizyon kapatılıp, birlikte kitap okunmalıdır. TEK ÇOCUK VE PROBLEMLERİ: Araştırmalar tek çocuğun içtimai hayata uyumunda çeşitli
problemlerle karşılaşabileceğini göstermektedir. Müslüman nüfusun artmasından
endişe eden batılılar tek çocuk yapmayı tavsiye etmektedir. Tek çocuğun çoğu
zaman kardeş özlemi çekmesidir. Bu da çocuğun ruh sağlığını olumsuz şekilde
etkilemektedir. Dayak çocuğu terbiye eder mi?: Çocukluk yıllarında dövülen
kişinin içine kapanık ve suç işlemeye temayülle olduğu yapılan
araştırmalardan anlaşılmaktadır. Çocuğa sevgi ve şefkatle yaklaşmalı, dayak
en son çare olmalıdır. Sünnette ise çocuğa dayakla sadece korkutmaya cevaz
vermiştir. Çocuklar Arkadaş Seçiminde Yönlendirilmelidir: Çocuğun sevgi
ve güven gibi bazı ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçlarını arkadaşları giderir.
İyi arkadaş işi alışkanlıklar kazandırır. Çocuk yeteneklerini arkadaşları ile
birlikte iken ortaya koyar. Çocuğun salih kişiler ile arkadaşlık kurması sağlanmalıdır.
Zira Allah'ın emirlerine muhalif kişilerden uzak tutmalıdır. Çocuk kitapları nasıl olmalı: Çocuk kitapları yaşına göre ve
ilgi çekici olmalı, çocuk kitap okurken olay ve kahramanları çoğu olumlu
yönde etkilemeli. Kahramanlıklar abartılmamalı, kin ve düşmanlık olmamalı
çocuğa olumlu bir mesaj vermelidir. Sigara zararları ve kurtulma yolları: Tütün bünyesinde insanlar için 400'e yakın zehirli madde bulunmakta. Dudak dil kanserinden tutun, sinir sisteminin tahribatına kadar sayısız hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Yapılan araştırmalarda sigarayı bırakmaya yardımcı ürünlerin yetersiz olduğu görülmektedir. Buna karşın uzmanlar sigarayı bırakmada güçlü bir irade en etkili silah olduğu kanısındadırlar. |
|---|